Bağımsız Maden-İş
Haklı taleplerinin karşılıksız kalması üzerine Eskişehir’den 180 kilometre yürüyerek başkente gelen Doruk Madencilik işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemleriyle yurttaki tüm emekçilerin sesi oldu.
Ankara’nın gri kaldırımları üzerinde, sadece baretlerin değil, açlığın ve öfkenin sesini yükselten emekçi kardeşlerimizin “Açız, yoksuluz, çıplağız” haykırışları, Bakanlık koridorlarının sessizliğini delip geçti.
Yerin yüzlerce metre altından söküp çıkardıkları kömürün karasını bir gurur nişanı gibi alınlarında taşıyan madenciler, insanlık onurlarını başkentin kalbinde bir mücadele bayrağı misali en öne koydu.
“Kefenimizle geldik”
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki işletmede yıllardır süregelen hak gasplarına karşı baret kaldıran işçiler adına yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Yer altına her gün kefenimizle iniyorduk, şimdi haklarımızı alabilmek için Ankara’ya da kefenimizle geldik. Maaşımız yok, tazminatımız yok, geleceğimiz yok. Biz bittik, ama mücadelemiz bitmeyecek.”
110 madenci gözaltına alındı
Eylemin ardından emniyet güçleri müdahalede bulundu. Çıkan arbedede Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendika uzmanı Başaran Aksu başta olmak üzere çok sayıda işçi ve sendika temsilcisi gözaltına alındı.
Gözaltıların ardından madenciler, arkadaşlarının serbest bırakılmasını ve muhatap bulana kadar alanı terk etmeyeceklerini belirterek oturma eylemini ve açlık grevini sürdürdü.
“Lütuf değil hak istiyoruz”
Madencilerin haklı talepleri ise çok açık:
- Kıdem tazminatları: Yıllardır biriken ve ödenmeyen tazminatların tek seferde yatırılmasını talep ediyorlar.
- Maaş alacakları: Keyfi kesintilere son verilmesini ve geriye dönük borçların kapatılmasını istiyorlar.
- İş güvenliği ve istikrar: Maden sahasındaki çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve iş güvencesinin sağlanmasını istiyorlar. Bunlar onların en temek hakları…
Unutulmasın ki bu eylem, sadece ödenmeyen bir maaşın ya da birikmiş bir tazminatın hikâyesi değil; yerin yüzlerce metre altında hayatını hiçe sayanların, yerin üstünde yok sayılmasına karşı başlattığı bir haysiyet savaşıdır.
Bu savaşta cephemiz her zaman alın terinden yanadır!
