Sussex Üniversitesi’nden evrimsel biyologlar, doğanın en çalışkan işçileri olan arıların yaşam mücadelesine yönelik çarpıcı bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.
Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences dergisinde yayımlanan bilimsel çalışma, arıların polen toplarken kalkış anındaki kadar yüksek enerji harcadığını gösterdi.
Buna göre, arıların çiçeklerden polen toplamak için kullandığı “çiçek titreşimi/titreşimli tozlaşma” (buzz pollination) yönteminin, sanılandan çok daha büyük bir metabolik bedeli olduğu ortaya çıktı.
En büyük enerji tüketimi uçuşta değil
Bilim dünyasında uzun süredir arıların enerjisini tüketen en büyük faaliyetin uçuş olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni araştırmalar, arıların bitki türlerinin yaklaşık %8’inde (domates, patlıcan ve kivi gibi) zorunlu olan “çiçek titreşimi” sırasında harcadığı eforun, uçuşa geçiş (take-off) anındaki enerji tüketimiyle eşdeğer olduğunu gösteriyor.
Çalışmaya göre, çiçek titreşimi sırasında bir arının metabolizma hızı, dinlenme halindeki bir arıya göre 30 katından fazla artıyor.
Titreşimle poleni döken arı, ardından bu poleni paketleyip tekrar havalanmak için ciddi bir enerji miktarı daha tüketiyor.
“Ekonomik” seçim zorunluluğu
Araştırmacılar, bu yüksek enerji maliyetinin arıların beslenme stratejilerini doğrudan değiştirdiğine dikkat çekti.
Araştırmacılara göre, iklim krizi ve habitat kaybı nedeniyle çiçeklerin polen kapasitesinin düştüğü bir dünyada arılar, artık daha “hesaplı” hareket etmek zorunda.
İlginç bir şekilde eğer bir çiçekten elde edilecek polen miktarı, harcanacak yüksek enerji maliyetini karşılamıyorsa, arının o çiçekten vazgeçtiği de görüldü.
Bu bulgular, biyolojik çeşitliliğin korunması açısından kritik bir uyarı niteliği taşıyor. Çiçeklerin polen verimliliğinin düşmesi, yalnızca arıların enerji dengesini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda tozlaşma sürecini yavaşlatarak tarımsal verimliliği ve yabani bitki popülasyonlarının devamlılığını da doğrudan tehdit ediyor.
Kovanın devamlılığını sağlamak, yani o büyük yuvayı ayakta tutmak için verilen çaba, aslında sanılandan çok daha ağır bir bedel taşıyor.
