Gün geçmiyor ki sermaye, çevreyi ve yöre halkını hiçe sayan bir faaliyette daha bulunmasın…
Balıkesir’in Gönen ilçesine bağlı Hasanbey Mahallesi’nde, Toros Gönen Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş’ye ait Gönen Biyogaz Enerji Üretim Santrali Kompost, Orgonomineral Gübre, Sıvı Orgonomineral Gübre Üretim Tesisleri için “kapasite artırımı” yapılmak isteniyor.
Ancak bu kapasite artırımı talebi, yaşam hakkını hiçe sayan birtakım çekinceleri de beraberinde getiriyor. Bölgeden gelen bilgilere göre atıklar çaya dökülüyor, bu sebeple sucul ekosistemlere ve gıda güvenliğine zarar verme riski var. Mevcut tesis için bile ağaçlar katlediliyor. Aynı zamanda halkın temiz hava ve sağlıklı yaşama hakkı da yabana atılıyor.
Projeyle ilgili olarak ÇED süreci başlatılırken, ÇED Yönetmeliği’nin 9. maddesi gereğince Halkın Katılımı Toplantısı’nın 23 Ocak saat 11.00’de Hasanbey Spor Kulübü Dernek Lokali’nde yapılması bekleniyor.
“Yöre halkı bunu kabul etmiyor”

Konuyla ilgili TİP Gönen İlçe Örgütü Ekoloji Büro Sorumlusu olarak Gastro Eko’ya konuşan Cihan Bakan, tesisin mevcut halinde bile kokudan duramadıklarını, nefes almakta zorlandıklarını ve havayı kirleten bir tesis varken kapasite arttırımına gidilmesinin, yöre halkı tarafından kabul edilemez olduğunu dile getiriyor.
İnsani ve çevresel faktörlerden ötürü bu kapasitenin artırılmaması gerektiğini savunan Bakan, halkın tepkilerinin karşılık bulamadığını ve bu şekilde çalışma yürütülmesinin doğru olmadığını belirtiyor.
Özellikle havalar ısındığında çevredeki mahallelerden geçerken bile kokudan rahatsız olmamak için arabaların camlarını kapatmak zorunda kaldıklarını, yöre halkının ise her daim bu sıkıntıyı çektiğini ifade eden Bakan, bu ısrarın sebebini merak ettiklerini söylüyor.
“Çıkan atığı ne yapacaksınız?”
TİP Gönen İlçe Delegesi Ömer Koyuncu ise kapasite artırımıyla birlikte günlük 200 kamyonla (şu an 20 kamyon) yaklaşık 4.000 ton sıvı atık ortaya çıkacağını ifade ederken, bu atıkların tarımsal amaçlı kullanılacağı söylense de çıkan atık miktarının sadece “göstermelik” bir kısmının bu amaçla kullanılacağı konusunda uyarıyor.

Avrupa’daki benzer tesislerin bu büyüklükte yapılmadığının altını çizen Koyuncu, tesisin mevcut haliyle bile orman kesimi ve sucul ekosistem tahribatı gibi ekolojik zararları olduğunu, kapasiteyi dokuz katına çıkarınca bu tahribatın katlanarak artacağını ve tesisin kapasite büyütmesi bir yana, kapatılmasını istediklerini söylüyor.
Aynı zamanda yörede yaşayan bir çiftçi olan Koyuncu, söz konusu atığın önce çaya, çaydan da denize karışarak durumun çevre ve halk sağlığı açısından tehlike yarattığını belirtiyor. Hali hazırda gece gizlice atık dökme işlemlerin yapıldığını dile getiren Koyuncu, Toros Gönen Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş’ye şu soruları yöneltiyor:
- Fermantasyon tankına girecek materyaller neler olacak? Kuru ve organik madde oranı ne kadar olacak?
- Kuru ve organik madde ihtiyacı bölgedeki doğal kaynaklardan mı karşılanacak?
- Çıkacak metan gazının yangın tehlikesi var mıdır?
- Tanklarda biriken yüzbinlerce ton sıvının, olası bir patlamayla çevreye ve bölgede yapılan tarıma zararları nelerdir? Bunlar öngörüldü mü?
- Şu anda çaya yasa dışı olarak bırakılan atık ve koku da dokuz kat artacak mı?
- Tarımsal arazide atıkların yaklaşık %10-15’i kullanılsa bile geri kalan %85-90’lık atığı ne yapacaksınız? Nereye dökeceksiniz?
- Geri kalan atıkları nasıl dönüştüreceksiniz? Gerekli tesisler yapıldı mı?
- Bölgede orman katliamı şu an sürüyor. Bu katliam devam mı edecek?
Gastro Eko olarak sürecin takipçisi olacağız. Daha detaylı bilgileri ise ilerleyen günlerde bu habere ekleme yapacağız.
Özel Haber: Batuhan Sarıcan (info@gastroeko.com)





Yazdıklarınız çok önemli. Takip edeceğim.