İnsanların köleliğini ve insan sömürüsünü nasıl reddediyorsak hayvanların da sömürülmesini reddetmemiz gerektiğini ifade eden kavrama “abolisyon” deniyor. Yeni İnsan Yayınevi etiketiyle çıkan “Hayvan Haklarını Savunmak: Abolisyonist Veganın El Kitabı”nın başlığındaki “abolisyonist” terimi ise hayvan hakları hareketini, bir “sosyal adalet hareketi” olarak görenler için kullanılan bir kavram…
Abolisyonistler, dünyanın dört bir yanında toplumun geneline yayılan “hayvan sömürüsünü daha insani hâle getirme” haline karşı çıkarak bu düzeni sonlandırmaya çalışıyor. Veganlığa da çevreden ziyade sosyal adaletle ilişkili bir mesele olarak yaklaşıyor. Veganlığı, ahlaki bir gereklilik olarak gören abolisyonistler, şiddeti reddederek veganlığı şiddetsiz bir yaşamın vazgeçilmez bir parçası sayıyorlar.
Ele aldığımız kitap da abolisyonist yaklaşımı sadece bir kuram olarak incelemek yerine aktivizm pratiklerine odaklanıyor; konuyla ilgili temel birtakım kavramları ele alarak hayvan hakları meselesine ilişkin kaygılarımızın pratik bir alanda nasıl karşılık bulabileceğini gösteriyor. Kitap ana hatlarıyla iki kısımdan oluşuyor; ilk kısım “nasıl aktivizm” yapabileceğimize, ikinci kısım ise aktivizmin “ne olduğuna” odaklanıyor.
Rutgers Üniversitesi Hukuk Fakültesi yönetim kurulu üyesi olan Ord. Prof. Gary L. Francione’yi “Hayvan Haklarına Giriş” başlıklı kitabıyla tanıyoruz. Avukat Anna Charlton ise vegan aktivist ve yazar olarak tanıdığımız bir diğer isim; Francione’yle yazdıkları ve birçok veganın kitaplığında rehber kitaplardan birisi olan “İnsan Neden Vegan Olur?”un eş da yazarı. Charlton ayrıca Gary L. Francione ile kurdukları Rutgers Hayvan Hakları Kliniğinde eş yönetici olarak çalışmış bir isim.
