Deprem veya volkanik patlamalardan önce hayvanların garip davranmaları, yeni bir fenomen değil.
Antik Yunanlı tarihçi Tukidides, MÖ 373 yılında meydana gelen bir depremden hemen önce farelerin, köpeklerin, yılanların ve gelinciklerin Helike kentini terk ettiğini iddia etmişti.
Benzer şekilde, Çin’de 1975 yılında yaşanan 7.5 büyüklüğündeki Haicheng Depremi’nin hemen öncesinde yılanların ve farelerin yuvalarından çıktığı gözlemlenmişti. Ancak bu hayvanların niçin böyle davrandıkları net değil.
Almanya’daki Max Planck Hayvan Davranışı Enstitüsü’nden Martin Wikelski’nin ise bir tezi var.
Bir depremin oluşumu sırasında tektonik levhaların muazzam basınç altında birbirleri üzerinde kaydığını ifade eden Wikelski, bunun da kayalardaki iyonların açığa çıkmasına neden olduğunu söyleyerek, “Hayvanlar buna tepki gösteriyor olabilir,” diye açıklıyor.
Hayvanlar uzaydan takip edilecek
Wikelski liderliğindeki uluslararası bir ekip tarafından yürütülen “Icarus” isimli çalışma kapsamında ise bilim insanları depremleri, volkanik patlamaları ve diğer doğal olaylarla ilgili tahmin çalışmalarında sıra dışı bir yola başvuruyor.
Binlerce köpek, keçi ve diğer çiftlik hayvanlarının yanı sıra farklı türdeki yaban hayvanlarına, lityum pilli minik dijital vericiler ve GPS cihazları yerleştiren bilim insanları, bu canlıların detaylı hareketlerini uydudan izlemeyi amaçlıyor.
Ekip, bu yıl fırlatılması planlanan Icarus CubeSat adlı küçük bir uydu da inşa etmiş durumda.
“Bu sayede hayvanların dünya genelinde hareketlerini ve göçlerini izlemek için bir sistemimiz olacak,” diyen Wikelski, “Bu bize hayvanların davranış biçimleri hakkında çok büyük miktarda veri sağlayacak,” diye ekliyor.
Bu kapsamda 6 uydu fırlatmayı hedeflediklerini söyleyen Wikelski, çalışmayı şöyle aktarıyor:
“Bu sayede yalnızca gezegen genelinde yaban hayatı hareketliliği ve hayvan sağlığı hakkında ayrıntılı veriler elde etmekle kalmayacak, aynı zamanda canlıların deprem gibi doğal olaylara nasıl tepki verdiğini de ortaya çıkaracak küresel bir gözlem ağı kurmuş olacağız.”
Keçiler volkanik patlamaları tahmin konusunda iyi
Sicilya’daki Etna Dağı yamaçlarında yaptıkları deneylere değinen bulunan Wikelski, keçi davranışlarının, büyük volkanik patlamaları tahmin etmede “oldukça iyi” olduğunu söylüyor.
Söz konusu çalışma kapsamında sensörler, hayvanların patlamadan önce stresli davranışlar sergilediğini ve normalde gitmekten hoşnut oldukları yüksek meralara gitmeyi reddettiklerini göstermiş durumda.
“Onlar, neyin geleceğini önceden biliyorlar,” diyen Wikelski, “Bunu nasıl yaptıklarını bilmiyoruz ama yapıyorlar,” diye ekliyor.
Araştırmacılar benzer şekilde Roma’ya yakın olan Abruzzo dağlarındaki köpekleri, koyunları ve diğer çiftlik hayvanlarını izlerken, bu hayvanların da son 12 yılda bölgede meydana gelen sekiz büyük depremden yedisini tahmin edecek şekilde tepki verdiklerini belirtiyor.
Araştırmacılar, şimdi bu tekil olayları daha geniş bir ölçekte incelemek için Icarus’u, yani açılımıyla “Hayvan Araştırmaları için Uzayın Kullanılmasına Yönelik Uluslararası İş Birliği” projesini yürütüyor.
Michigan Üniversitesi’nden ekolog Scott Yanco, MIT Technology Review’a yaptığı açıklamada, “Gezegendeki omurgalı türlerinin çoğunu takip edemediğimiz bir noktadan bambaşka bir noktaya geliyoruz. Artık çoğu şeyi uzaydan takip edebileceğiz,” diyor.
Sadece deprem değil, hayvan sağlığı ve göçler de takip edilebilecek
Wikelski, canlıların jeolojik değişimlere nasıl tepki verdiklerini anlamanın, bu çalışmanın ilgi alanlarından yalnızca biri olduğunu söyleyerek, “Örneğin, uzaydan yaban hayatının sağlığını ve göç davranışlarını da inceleyebileceğiz,” diye belirtiyor.
Yaban domuzlarına takılan 30 gramlık minik ivmeölçerlerle donatılmış elektronik kulak küpeleri de buna bir örnek. Hayvanın hareketlerindeki değişikliklerin tespit edilmesi sayesinde bir yaban domuzu, oldukça bulaşıcı olan Afrika domuz ateşi hastalığına yakalandığında, bunun yaban domuzu ile evcil domuzlar arasında kolayca yayıldığı anlaşılabiliyor.
Araştırmacılar, belli bir habitattaki hastalık salgınının ne zaman ortaya çıktığını bilmenin, hastalığın çiftlikler üzerindeki etkisini azaltmak için önemli rol oynayabileceğini söylüyor.
Wikelski, buna benzer şekilde, küresel ısınmanın tetiklediği habitat değişikliklerine nasıl tepki verdiklerini belirlemek için de hayvan popülasyonlarının bu yolla incelenebileceğine işaret ediyor.
Bu da ilginizi çekebilir
