Uzunbacak (Fotoğraf: Ahmet Kaya, Doğa Derneği)
Gediz Deltası, Türkiye’deki 305 Önemli Doğa Alanı’ndan birisi. Aynı zamanda Türkiye’deki uluslararası öneme sahip Ramsar Alanı, doğal sit alanı, yaban hayatı geliştirme sahası ve sulak alan koruma bölgelerini de sınırları içine alıyor.
Bununla birlikte delta, her yıl 18-20.000 çift flamingonun üremesine olanak tanırken dünya flamingo nüfusunun %10’uyla birlikte onlarca kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Bu haliyle UNESCO Dünya Doğa Mirası adaylığı da konuşulan Gediz Deltası, barındırdığı biyoçeşitlilikle Akdeniz Havzası’ndaki en önemli sulak alanlardan birisi olarak biliniyor.
Doğa Derneği’nin son yıllarda gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre bu deltada yaşayan flamingoların yaklaşık %70’i proje sahasını da içeren deltanın güney kıyılarında besleniyor. Bu denli önem taşıyan sulak alanlar için daha kapsamlı koruma faaliyetleri yürütülmesi gerekirken sermayenin açgözlülüğü, Gediz Deltası’nı da hedef tahtasına koymuş durumda!
Kordelion İşletmeleri A.Ş isimli işletme, jeotermal kaynak arama amaçlı bir projeyi hayata geçirmek için iki adet sondaj kuyusu açmayı planlıyor. Sondaj kuyularının açılacağı bölge, özellikle genç ve yetişkin flamingolar için beslenme alanı olarak ifade ediliyor.
2021’de ÇED süreci başlayan proje, Gediz Deltası’nda yer alması nedeniyle, ilk olarak İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından engellenmişti.
Doğa Derneği’nin haberine göre, şirketin bu kararın iptaline yönelik açtığı dava olumlu sonuçlanırken, komisyonun görüşüne yeniden başvurularak “olumlu” kararı da alındı. Projenin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte 23.01.2024’te “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı da verildi.

Flamingolar için ölüm fermanı niteliğindeki bu proje, deltadaki “Doğal Sit Alanı” sınırları içindeki Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’nda ve Sulak Alan koruma sınırları içindeki Kontrollü Kullanım Bölgesi’nde yer alıyor. Ayrıca deltanın Ramsar alanı sınırları içinde kalan bölge üzerinde de etkisi olacağı öngörülüyor.
Uzmanlar, bu projenin gerçekleşmesi halinde alanda üreyen ya da beslenen kuş türlerinin zarar göreceği ve yaşam alanları hızla yok olan pek çok kuş türünün ise yaşamının tehlikeye gireceği konusunda uyarıyor.
Gediz Deltası’nın yaşaması ve buradaki jeotermal kaynak arama projesinin iptal edilmesi için EGEÇEP ve İzmir Barosu‘yla birlikte dava açılacağını ve ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç ise konu hakkında çekincelerini şöyle dile getiriyor:
“Gediz Deltası hem ulusal hem de uluslararası statüler ve sözleşmelerle koruma altında. Son yıllarda yaptığımız araştırmalar, deltanın güney kıyılarının yani İzmir ili ile neredeyse iç içe geçmiş kısmının nesli tehlikedeki kuşlar için sanılandan çok daha önemli olduğunu ortaya koydu. Bu bölgede önemsiz olduğu zannedilen sulak çayırlar, çamur düzlükleri ve kıyı alanı pek çok kuşun yaşamı için hayati öneme sahip. Dünya çapında önemli bu bölgede jeotermal kaynak arama projesi için bu kadar ısrar edilmesi hukuka, bilime ve vicdana aykırıdır.”
Kaynak ve görseller: Doğa Derneği
