İklim Haber ve KONDA Araştırma, Türkiye’de kamuoyunun iklim değişikliği algısını ölçmek ve her geçen yıl şiddetini daha da artıran iklim krizi hakkındaki görüşlerini öğrenmek için tertip ettiği “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı” araştırmasının altıncısını gerçekleştirdi.
Ankete katılanların %55’i, cinsiyet, yaş ve eğitim durumu fark etmeksizin iklim kriziyle mücadelede asıl sorumluluğun Hükümet/Cumhurbaşkanı’nda olduğunu düşünürken, yerel yönetimler %22’yle ikinci sırada yer aldı. Ardından %13’le sivil toplum kuruluşları, %7 ile özel sektör/sanayi ve %4’le siyasi partiler sıralandı.
Türkiye çapında 2.833 kişiyle hanelerinde görüşme yapılarak gerçekleştirilen anket, giderek derinleşen iklim krizinin Türkiye’deki etkilerine, rekor sıcaklıklara, ülkemizde iklim değişikliğine karşı gösterilen çabaların nasıl algılandığına ve bu kapsamda neler yapılması gerektiğine odaklandı.
Görüşülen kişilerin %88’i, geçtiğimiz yılki rekor yaz ayı sıcaklıklarını iklim değişikliğiyle bağlantılı bulurken, her dört kişiden üçü, iklim değişikliğinin insan faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu ve iklim değişikliğiyle ilgili endişeli olduğunu belirtti.
Yerel yönetimler hakkında ne düşünülüyor?
Yerel seçimlere az bir süre kala, belediyelerin iklim değişikliği performansına yönelik algısı da merak ediliyordu. Araştırmaya göre katılımcıların %75’i, yerel yönetimlerin iklim değişikliği için yeterli çabayı göstermediğini aktardı.
Ankete katılanlara, yaşadıkları bölgedeki yerel yönetimlerin iklim eylemi performansı sorulurken, sonuçlar KONDA’nın geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği başka bir çalışmayla kıyaslandı.
Buna göre, 2022’den bu yana belediyelerin bu konuya yönelik çaba gösterdiğini düşünenlerin oranında bir artış gözlemlendi. Kasım 2022’de bu önermeye katılanlar, örneklemin %18’ine karşılık gelirken, Kasım 2023’te bu oran 7 puan artarak %25’lik bir kesime denk geldi.
Buna karşın söz konusu önermeye “Kesinlikle yanlış” diyenlerin, yani belediyelerin iklim değişikliğine yönelik çaba göstermediğini düşünenlerin oranında ise 8 puanlık bir artış görüldü.
Katılımcılara yerel yönetimlerin iklim krizine karşı yapmaları gereken en öncelikli iki çalışma sorulduğunda ise öne çıkan cevaplar, “yenilenebilir enerji” ve “altyapı çalışmaları” olarak öne çıktı.
Toplumun %36’sı yenilenebilir enerji yatırımları, diğer %36’sı ise seller ve yoğun yağmurlara karşı altyapı çalışması yapılmasını, iklim kriziyle mücadelede belediyelerin yapması gereken en önemli iki çalışma alanı olarak gösterdi.

“Topraktan öğrenip kitapsız bilen”
Elde edilen oranların, herhangi bir Batı ülkesinden yüksek olduğunu hatırlatmakta fayda olduğunu belirten İklim Haber Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru, yaygın kamu kampanyaları ve sistemik eğitim uygulamaları olmadan ulaşılan bu rakamların, kendisine her yıl Nazım Hikmet’in ‘Türk Köylüsü’ şiirindeki “Topraktan öğrenip kitapsız bilen” dizelerini hatırlattığını söyledi.
KONDA Araştırma’nın Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Ağırdır ise ister siyaset olsun ister iklim değişikliği, toplumun tamamını veya bir kısmını ilgilendiren konuları belli aralıklarla ölçmenin, değişimi anlamak, zamanla karar ve uygulama süreçlerine yol gösteren mühim bir rehber niteliğine dönüştüğünü aktardı ve ekledi: “Hepimiz biliyoruz ki bireylerin kendi başlarına yapabilecekleri sınırlı, bu yüzden büyük ölçekli önlemler ancak hükümetler, uluslararası organizasyonlar ve sanayiinin birtakım becerileriyle mümkündür.”
