Kızıl kumkuşu (Calidris ferruginea), Fotoğraf: İbrahim Uysal (Doğa Derneği)
Bugün her sekiz kuş türünden birisi, neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar, dünya genelinde kuş türlerinin %60’ının azalmaya devam ettiği konusunda uyarıyor. Göçmen kıyı kuşları da bu tehditten nasibini alıyor.
Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi‘ni güncelleyen Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN), dünya genelindeki göçmen kıyı kuşlarının popülasyonlarında oldukça endişe verici bir düşüş olduğunu ve 16 türün daha yüksek tehdit kategorilerinde olmak üzere yeniden sınıflandırıldığını bildiriyor. Bu türlerden beşi Türkiye’de de görülen türler olarak karşımıza çıkıyor.
Pek çok ekosistemin iyi durumda olmadığını ortaya koyan IUCN, özellikle kuşların göç yolları boyunca yaşanan habitat kaybının ve iklim değişikliğine bağlı risklerin, türlerin yaşam alanlarını daraltarak hayatta kalma şanslarını azalttığını bildiriyor.
“Göçmen kuşların tehlikeli düşüşü, uçuş yollarının bütünlüğünün bozulduğunun bir işaretidir,” diyen BirdLife International’ın Küresel Bilim Koordinatörü ve kuşlar üzerine Kırmızı Liste otoritesi olan Dr. Ian Burfield, “Göçmen kuşların uzun yolculukları sırasında dinlenmek ve beslenmek için güvendikleri yaşam alanı ağının kaybedilmesi, bu alanlara güvenen milyonlarca insan ve kuşlar için ciddi sonuçlar doğurabilir,” ifadelerini kullanıyor.
IUCN’in bu güncellemesinin kıyı kuşlarının karşı karşıya olduğu tehditlerin sadece yerel değil, küresel boyutlarda ele alınması gerektiğinin altını çizen Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, sözlerine şöyle devam ediyor:
“IUCN, hükümetlerin ve ilgili kuruluşların sınır ötesi işbirliği yaparak, kıyı kuşlarının korunması için acil adımlar atması gerektiğini belirtiyor. Listenin içerisinde yer alan türler Türkiye için kış göçmeni statüsünde bulunuyor ve kış aylarını Türkiye’deki sulak alanlarda geçiriyor. Bu bağlamda türlerin korunması için sulak alanlarımızın korunmasının ve restorasyonunun aciliyeti bir kez daha görünüyor.”

Doğa Derneği’nin tehlike statüsü artan kıyı kuşları hakkında paylaştığı detaylar şu şekilde:
Gümüş yağmurcun (Pluvialis squatarola): Yüksek bir dağılıma sahip olsa da son üç nesilde %30 oranında azalma gösteriyor ve ‘Yaygın’ (LC) kategorisinden iki kategori birden atlayarak “Hassas” (VU) olarak listeleniyor. Habitat kaybı, avlanma ve rahatsızlık gibi tehditler başlıca nedenler arasında yer alıyor.
Sürmeli kumkuşu (Limicola falcinellus): Son 13 yılda %30’un üzerinde bir azalma gösteren bu tür, Avrupa’daki üreme alanlarında habitat kaybı ve göç yollarında çeşitli tehditlerden etkileniyor ve ‘Yaygın’ (LC) kategorisinden iki kategori birden atlayarak “Hassas” (VU) olarak listeleniyor.
Taşçeviren (Arenaria interpres): 750.000 – 1.750.000 arasında bireyden oluşan bu tür, geniş yayılışı olmasına rağmen son üç nesilde %20-29 oranında azalma ile ‘’Yaygın’’ kategorisinden “Tehlike Altına Girmeye Yakın” (NT) kategorisine geçti.
Kızıl kumkuşu (Calidris ferruginea): Son üç nesilde %30-49 oranında bir düşüş yaşayan bu tür, habitat kaybı, iklim değişikliği ve avlanma gibi nedenlerden dolayı risk altında. Tür, “Tehlike Altına Girmeye Yakın” (NT) kategorisinden “Hassas” (VU) kategorisine yükseldi.
Kara karınlı kumkuşu (Calidris alpina): Geniş bir popülasyona sahip olmasına rağmen %20-29 oranında bir azalma gösterdiği için ‘Yaygın’ (LC) kategorisinden iki kategori birden atlayarak “Hassas” (VU) kategorisine geçti.
Not: Fotoğraflar Doğa Derneği’ne aittir.
