Yılın hangi döneminde olursak olalım, istediğimiz hemen hemen her meyve veya sebzeyi kolayca bulabiliyoruz. Ancak bu kolaylık hem insan hem de çevre sağlığı açısından zararlı etkilere neden oluyor. Bu zararlı etkileri tersine çevirmek içinse mevsiminde beslenmemiz gerekiyor.
Meyve ve sebzelerinin mevsiminde tüketilmesi anlamına gelen mevsimsel beslenmenin hem insan hem de çevre sağlığı açısından önemi çok büyük. Aslında bu beslenme şekli yeni bir akım veya trend de değil.
Ananelerimizin ve kadim medeniyetlerin beslenme şeklinin de bu şekilde olduğunu görüyoruz. Bu geleneğin bozulma nedeni ise tabii ki yeşil devrimin de etkisiyle özellikle gıda genetiği biliminin gelişmesi olarak karşımıza çıkıyor.
Buna karşın doğa bize hangi ayda neyi sunuyorsa onu tercih etmenin, vücut ve zihin sağlığımız için çeşitli ve besleyici öğünler sağladığını biliyoruz. Bir örnek vermek gerekirse, yaz aylarında doğal yollarla yetiştirilen çilekler, kışın yapay yollarla yetiştirilen çileklerden daha besleyici ve lezzetli oluyor.
Mevsimsel beslenme, doğanın sağlığı ve sürdürülebilirlik açısından da önem taşıyor. Mevsiminde olmayan üretim, ihtiyaç duyulan fosil yakıt ve su tüketimi artırıyor. En basit ifadeyle fosil yakıt tüketimi, küresel ısınmayı artırırken, su tüketiminin ise kaynakları israf etmek anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Meyve ve sebzelerin uzun süre dayanması için kullanılan kimyasal içerikler de cabası.
Peki o halde kasım ayında hangi meyve ve sebzeleri yememiz gerekiyor?

Ispanak, pazı, lahana, pırasa, kereviz, havuç, şalgam, turp, pancar, brokoli ve karnabahar gibi sebzelerin yanı sıra meyve olarak hurma, bal kabağı, nar, portakal, mandalina, elma, armut ve ayvanın tam mevsimi.
MEVSİMSEL BESLEN, DOĞAYI VE SAĞLIĞINI KORU.
