Gün geçmiyor ki doğal alanlar, kelime oyunları ile rantın talanına açılmasın…
“Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik”in 12. maddesine bir fıkra eklendi.
Resmi Gazete’de yayımlanan ek hükümde şu ifadeler yer aldı:
“Bakanlığa tasarruf hakkı verilen orman alanlarından kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan alanlar, kamu kullanımına açık olmak şartıyla, kullanma izni verilmek suretiyle tahsis sınırları içerisine dahil edilebilir,” ifadeleri yer aldı.
Bu alanların “kamu kullanımına açık olmak şartıyla” kullanma izni verilerek “tahsis sınırları içine dahil edilebileceği” kaydedildi.
“Kıyı kenar çizgisi” nedir?
Bilindiği üzere deniz kıyısındaki en yüksek su seviyesinin ulaştığı doğal sınırı ifade eden “kıyı kenar çizgisi”, kıyıların korunması ve kamu yararına kullanılması amacıyla tanımlanan hukuki ve teknik bir sınır olarak biliniyor.
Bu çizginin deniz tarafı, tamamen kamu malı sayılırken hiçbir şekilde özel mülkiyete konu edilemiyor.
Bu alanlarda yapılaşma veya özel kullanıma kesinlikle izin verilmiyor; sadece kamu yararına, belli koşullarla plajlar, iskeleler, yürüyüş yolları gibi kullanımları mümkün oluyor.
Yeni düzenleme ile “kamu kullanımına açık olmak şartıyla” ifadesinin ne kadar sündürülüp doğal alan tahribatının ne boyuta ulaşabileceği ise şirketlerin insafına bırakılıyor.

Madencilik adına ormanlarımız zeytinliklerimiz nasıl hoyratça yok ediliyorsa,
Sanırım bu kanunla da kıyılarımız yok edilecek.
Bu kanunla cennet kıyıları yok edileceğini kavrayamıyorlar. Kamu bizsek ne yarar sağlayacağız bu yasa ile, Kaybedeceklerimiz ve kazanacaklarımız teraziye konsa kayıp kefesi daha ağır basacak. Ne acı ki bunu göremeyen yöneticiler var başımızda.
Ruhsar Yanmaz