Haber

Orman yangınları endemik semenderleri nasıl etkileyecek?

Bilim insanları, nesli tehlike altında olan Marmaris semenderi gibi türler için önümüzdeki 50 yıl içinde gerçekleşmesini bekledikleri tehlikenin, orman yangınları sebebiyle iki haftada yaşandığını, müdahalelerin bilimsel veriler ışığında yapılması gerektiğinin önemini belirtiyor.

İnsan kaynaklı iklim değişikliği, habitatları yok ederek türleri ekolojik stres altına sokuyor. Orman yangınları ise bu etkiyi daha da katlıyor. Akdeniz Koruma Derneği’nin 2020’de Ege Üniversitesi’yle birlikte yaptığı ve insan kaynaklı iklim değişikliğinin artan etkilerini baz alan modelleme çalışması, Marmaris semenderinin (Lyciasalamandra flavimembris) yaşam alanlarının 2050’de %9 ve 2070’de ise %62 oranında daralabileceğini gösteriyordu. Ancak geride bıraktığımız dönemde gerçekleşen ve Muğla’da 65.000 hektar ormanın yanmasına neden olan yangınlarla, türün yaşadığı habitatın yaklaşık %25’inin yok olduğu düşünülüyor.

Akdeniz Koruma Derneği’nden yapılan açıklama, Dünya’daki yedi Likya semenderi türünden biri olan Marmaris semenderinin, bu felaketten etkilenen tek semender türü olmadığını da gözler önüne seriyor. Türkiye ve Yunanistan’da gerçekleşen yangınlar, Muğla, Antalya ve Yunanistan’ın bazı adalarında yaşayan endemik Likya semender türlerinin hepsi için yok olma riskinin artması anlamına geliyor.

IUCN Kırmızı Listesi’ne göre, Marmaris semenderi (Lyciasalamandra flavimembris), popülasyon olarak düşüş trendinde ve “EN” (Tehlikede) kategorisinde yer alıyor. Yani bu tür, yabani hayatta “soyu tükenme tehlikesi çok büyük” olan türler arasında.

Likya semenderlerinin farklı türleri, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) belirlediği Kırmızı Liste’de aynı kategorilerde yer almıyor. Mesela Antalya semenderi (Lyciasalamandra antalyana), tıpkı Marmaris semenderi gibi “soyu tükenme tehlikesi çok büyük” anlamına gelen “EN” (Tehlikede) kategorisinde yer alırken, kara semenderi (Lyciasalamandra luschani), “soyu tükenme tehlikesi büyük” anlamına gelen “VU” (Hassas) kategorisinde yer alıyor.

Akdeniz ekosisteminin değerli birer parçası olan bu türlerin tüm dünyada sadece bu bölgede yaşamasının sebebi; maki ve doğal çam ormanlarının sahip olduğu nemli, kalkerli toprak yapısı olarak belirtiliyor. Yaz aylarında toprağın altında ve yaz uykusunda olan semenderler, aktif dönemlerini ise yağışların arttığı kış aylarında toprak yüzeyinde geçiriyor.

Endemik semenderler şu an kış uykusunda ve önümüzdeki Kasım ayında toprak yüzerine çıktıklarında, tamamen değişmiş bir habitata uyanacaklar. Çünkü orman yangınları, habitatlarını tahrip etmiş durumda. Gastro Eko’da daha önce orman yangınlarının hemen sonrasında yapılan ağaçlandırma çalışmalarının tehlikelerinden bahsetmiştik. Semenderler için de benzer bir sıkıntı söz konusu. Çünkü yangın alanlarında toprağın hemen sürülmesi, semenderler için de tehlikenin boyutunu artıracak gibi gözüküyor.

Akdeniz Koruma Derneği’nden Biyolog Dilara Arslan: Semenderlerin korunması için ormanlar, doğal döngüsü dahilinde kendini yenilemeli

2018’den bu yana Marmaris ve çevresindeki Marmaris semenderi habitatlarının, türün popülasyon durumunun ve türe yönelik tehditlerin belirlenmesi için çalıştıklarını dile getiren Akdeniz Koruma Derneği’nden Biyolog Dilara Arslan, orman yangınları, orman alanlarına çöp bırakma ve yapılaşmanın, Marmaris semenderinin neslinin devamına yönelik tehditlerin başında geldiğini belirtiyor.

Bu tehditlere karşı Marmaris semenderinin yerinde korunması için Marmaris Milli Park Müdürlüğü ve Marmaris Belediyesi başta olmak üzere çok sayıda kurum ve gönüllüyle birlikte çalıştıkları belirten Arslan, semenderlerin bu yangının etkilerini en az zararla atlatması için ormanların doğal döngüsü dahilinde kendini yenilemesi gerektiğine vurgu yapıyor.

Orman yangınlarının gerçekleştiği alanlardaki toprağın besin içeren tabakasının, semenderler için bu kışı geçirebilecekleri nemli örtüyü sağlarken bir yandan da orman ve maki habitatlarını temsil eden bitki türü tohumlarının çimlenmesini sağlayacağını belirtiyor. Arslan, bu alanlarda oluşması beklenen orman açıklıklarının, ağaç türlerini barındırmasa bile ormanın diğer canlılara da ev sahipliği yapacağının unutulmaması gerektiğinin altını çiziyor.

Yangın sonrasında yapılması gereken çok fazla çalışma bulunmakla birlikte ekosistemin bütüncül olarak izlenmesi ve bilimsel veriler ışığında gerekli müdahalelerin yapılmasının önem taşıdığını belirten Arslan, bu nedenle, Marmaris ve yakın çevresindeki yanan ormanların rehabilitasyon planlamalarına katkı sunmak amacıyla Marmaris semenderinin yangınlardan nasıl etkilendiğini tespit etme çalışmalarına başladıklarını ifade ediyor.

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerim Çiçek ise Marmaris semenderi için iklim değişikliğinin etkisiyle birlikte karbon emisyonundaki artışa bağlı olarak önümüzdeki 50 yıl içinde gerçekleşmesini bekledikleri tehlikenin, yangınlarla birlikte iki haftada yaşandığını belirtiyor.

Bundan sonraki süreçte iklim değişikliğine karşı hazırlıklı olmak gerektiğini bir kere daha hatırlatan Çiçek, yanan alanların rehabilitasyonu konusunda da bu alanlarda yaşayan tüm türleri kapsayan detaylı planlamalar yapılması gerektiğini söylüyor. Çiçek, bu alanlarda gerçekleştirilecek her türlü koruma ve rehabilitasyon çalışmasının, Likya semenderleri ve yaşamı doğal orman ve maki varlığına bağlı olan diğer türlerin de popülasyonlarının sürdürülebilirliği için can suyu niteliğinde olduğuna vurgu yapıyor.

Kaynakça:

akdenizkoruma.org.tr/orman-yanginlari-marmaris-semenderinin-yok-olusunu-hizlandiracak-mi/

https://www.iucnredlist.org/species/61917/12572380

https://www.iucnredlist.org/species/41241/86525768

https://www.iucnredlist.org/species/61913/86624620

Bir Cevap Yazın