Haber

Gediz Deltası kuş göçü izleme çalışmaları: Yoğun insan faaliyeti gözlendi

Doğa Derneği öncülüğünde gerçekleştirilen “Gediz Deltası 2021 Sonbahar Kuş Göçü İzleme” çalışması tamamlandı. Ekip, büyük ekolojik öneme sahip deltadaki insan faaliyetlerinin daha sık denetlenmesi ve yasadışı olanların yetkili kurumlarca engellenmesini öneriyor.

Doğa Derneği’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirdiği Gediz Deltası 2021 Yılı Sonbahar Kuş Göçü İzleme Çalışması saha çalışmaları tamamlandı.

Sulak alanların korunmasına yönelik RAMSAR Sözleşmesi’yle korunan ve özellikle su kuşu türlerinin düzenli olarak görüldüğü Gediz Deltası’nda 1 Eylül–1 Ekim 2021 tarihleri arasında, beş hafta boyunca, haftada 4 gün olmak üzere, sabit noktalardan su kuşu sayımları gerçekleştirildi. Bununla birlikte sayımlar sırasında deltada görülen değişimler ve tehditler de kayıt altına alındı.

Gediz Deltası’nın uydu görüntüsü ve sayım noktaları

Doğa Derneği’nin yayınladığı rapora göre, deltada tatlı su habitatlarının kuruması, sonbahar göç döneminde, ilkbahar göç dönemindekine göre tür çeşitliliğinde azalmaya neden oldu. Nisan ayı izleme çalışmalarında 75 su kuşu türü gözlenirken, Eylül ayındaki, yani son izleme çalışmalarında 65 su kuşu türü görüldü. Geçen yıl aynı dönemde 68 su kuşu türü kaydedilmişti.

İzleme çalışmaları sırasında en yoğun görülen türler

Yazın kurak geçmesi ve Eylül ayında yağış olmamasından dolayı geçici sulak çayırların, sonbahar kuş göçü izleme süresince kuru kaldığı ve buralarda su kuşlarının sayılamadığı belirtildi.

Raporda Gediz Deltası’ndaki sazlıklar, Kuğu Tavası ve Uçak Tavası’nın tamamen kuruduğu ifade edildi. Çalışmayı gerçekleştiren ekip, sonbahar göç döneminde deltada görülen kuş türü çeşitliliği ve bolluğunun artırılması için yaz döneminde sazlıklara tatlı su desteği verilmesini önerdi.

Balık yemi toplayıcıları, Çilazmak Dalyanı’ndaki kuşları rahatsız ediyor.

Ayrıca dalyanlarda ve kıyı bandında yoğun balık yemi ve deniz börülcesi toplayıcılığı gözlemlenirken insanların bölgedeki kuşlara su tutarak onları kendi ortamlarında rahatsız ettikleri tespit edildi.

Deniz börülcelerinin, kuşların yırtıcılardan saklanabilmeleri ve sert rüzgâr gibi olumsuz hava koşullarından korunabilmeleri açısından büyük öneme sahip olduğunun altı çizildi.

Delta ekosisteminin sağlıklı işleyişinin devam edebilmesi için deltadaki insan faaliyetlerinin daha sık denetlenmesi, yasadışı ya da deltanın işleyişini bozacak faaliyetler varsa yetkili kurumlarca engellenmesi önerildi.

Bulunduğu coğrafi konum itibariyle Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasında göç eden kuşlar için bir köprü vazifesi gören Türkiye, tanımlanmış 8 ana göç rotasından “Karadeniz-Akdeniz” göç rotası üzerinde yer alıyor.

RAMSAR Sözleşmesi’yle korunan 14 alandan biri olan Gediz Deltası; sumru türlerinin yanı sıra tepeli pelikan (Pelecanus crispus) ve flamingonun (Phœnicopterus roseus) önemli sayılarda üreme popülasyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Ayrıca kara karınlı kumkuşu (Calidris alpina), kervançulluğu (Numenius arquata) ve kızılbacak (Tringa totanus) gibi birçok su kuşu, Türkiye’de yüksek sayılarda kışlıyor ve düzenli olarak görülüyor. Bu sebeple Gediz Deltası’nın korunması, birçok türün geleceği ve sucul ekosistemin sağlığı için büyük önem taşıyor.

Haberimizin kaynağı olan raporun tamamını okumak isteyenler için:

Doğa Derneği: Gediz Deltası 2021 Yılı Sonbahar Kuş Göçü İzleme Çalışması Raporu

Not: Kapak fotoğrafı ve Instagram’da haberle ilgili kullandığımız fotoğraflar, Doğa Derneği’ne aittir.

Bir Cevap Yazın