Küresel yaban arısı popülasyonu 1950’lerden bu yana azalıyor. Araştırmacılara göre bunun, pestisitlerden habitat kayıplarına kadar birçok nedeni olabilir. Kanada’daki Guelph Üniversitesi’ndeki araştırmacılar ise artan küresel sıcaklıkların da arıların kovanlarını adeta kavurarak popülasyonlarının azalmasına neden olma riski taşıdığını ortaya koyuyor.
Frontiers in Bee Science dergisinde çalışma bulgularını yayınlayan ekip, 1800’lü yıllara kadar dayanan çalışmaları gözden geçirerek bölgeden bağımsız olarak araştırma konusu olan türdeki arılarının 28 ila 32°C arasındaki yuva sıcaklığının onlar için en iyi aralık olduğunu gösteriyor.
Yuva sıcaklıkları 36°C’yi aştığında ise arılar üremeye devam edemiyor. Bu durum, artan küresel sıcaklıkların, arı ölümlerinden sorumlu olabileceği fikrine yeni ve sağlam kanıtlar ekliyor. Larvalar, sıcaklık değişimlerine yetişkinlere göre daha duyarlı olduğundan dolayı şiddetli bir sıcak hava dalgası, yuvanın gelecek neslini tehlikeye atma potansiyeli taşıyor.
Dünyanın birçok bölgesinde yaban arılarının yuva sıcaklığı gereksinimlerinin aynı olmasının “dikkat çekici” olduğunu belirten Guelph Üniversitesi’nden Peter Kevan, “Eğer hava çok sıcak olursa… büyük olasılıkla ölüyorlar,” diye ekliyor.
Aslında arılar, aşırı sıcaklığa karşı bir savunma mekanizması da geliştirmiş durumda; öyle ki yetişkin arılar, kanatlarıyla yuvalarını havalandırarak büyüyen larvaları koruyor. Ancak araştırmacılar, bu savunma stratejisinin gittikçe kötüleşen iklim değişikliği nedeniyle durumu kurtarmaya yetmeyebileceği konusunda uyarıyor.
Kevan, iklimi kontrol eden robotik “bal peteği” gibi yüksek teknolojili yeniliklerin, ticari bal arısı sektörü için bir miktar güvence sağlasa da doğal ortamda dolaşan yabani arılar için bunun etkili bir çözüm olmadığını belirtiyor.
Tüm bunlarla birlikte böcek ilaçları ve habitat kaybı gibi diğer tehditleri dikkate almak büyük önem taşıyor. Yerel kır çiçeği bahçeleri oluşturmak gibi çabalar, arıların ihtiyaç duyduğu daha güvenli yaşam alanlarını sağlayabilir.

CABI Reviews dergisinde yayınlanan ve yine bu yıl yapılan başka bir çalışma da benzer şekilde iklim değişikliğinin, bombus arıları için en belirgin tehdit olduğunu ortaya koyuyor. Bombus arılarıyla birlikte eşekarısı ve kelebek gibi polen taşıyıcıların da bu durumdan fazlasıyla etkilendiği bildiriliyor.
Tıpkı Guelph Üniversitesi’nde yapılan araştırma gibi bu araştırma da iklim değişikliğiyle bağlantılı olarak sıcaklıktaki (ve sudaki) değişikliklerin, tozlaştırıcıların kullanabileceği kaynakların miktarı ve kalitesiyle birlikte larvaların veya yetişkinlerin hayatta kalma oranını azaltabileceğini ve uygun yaşam alanlarını değiştirebileceğini gösteriyor.
Çalışmanın yazarlarından Johanne Brunet, iklim değişikliğinin tozlaştırıcılar üzerindeki ciddi olumsuz etkilerini engellemek için sınırlandırıcı önlemler alınmaya devam edilmesi gerektiğini söylerken, bir diğer yazar Fabiana P. Fragoso ise şunları ekliyor: “Tarımda sürdürülebilir uygulamaların yaygın şekilde kullanılması ve entegre tozlaştırıcı yönetim stratejilerinin daha da geliştirilmesi gerekiyor. Pestisit kullanımının azaltılması dahil çevre dostu stratejiler, tozlaştırıcıların korunmasına yardımcı olacaktır.”
Haberi yazarken hangi kaynaklardan faydalandık?
newscientist.com/article/2429636-rising-temperatures-are-cooking-bumblebee-nests-and-killing-larvae/
sciencedaily.com/releases/2024/05/240515122737.htm
Bu yazı ilginizi çekebilir
